Yarış » Tanıtım

Nice'ten İstanbul'a tek başına...


Akdeniz'in en önemli açıkdeniz yelken yarışı Cap İstanbul (Rota İstanbul), 14 Eylül'de Nice'den start alacak. Önceki yıllarda iki kişilik ekiplerle yapılan yarışın bu yılki versiyonunda denizciler 1660 deniz millik zorlu parkurda yalnız mücadele edecek.

İki yıl önce Avrupa'nın en önemli yelken etkinliklerinden biri olan Figaro yarışlarını Türkiye'ye getirmeye başlayan Olay Nautic, Cap İstanbul'u üçüncü yılında solo düzenleyerek yarışa yeni bir boyut katıyor. Bilindiği gibi Cap İstanbul, önceki yıllardaki başarılı organizasyonlar ve yarışçıların bu yeni rotadan çok heyecan duymaları sebebiyle 2012 yılına kadar Figaro Beneteau Sınıf Birliği'nin resmi takvimine girmişti. Cap İstanbul, Türkiye'nin tanıtımı, İstanbul'un dünya denizcilik haritasına yerleştirilmesi, Türkiye'nin denizci bir ulus olduğu imajının geniş kitlelere verilmesi açısından büyük önem taşıyor. Figaro yarışlarının en zorlusu olan Cap İstanbul'un denizcilik dünyasındaki önemi de üst düzeyde. Çünkü Figaro sınıfında varolabilmeyi başaran denizciler gerçek yelken sporcusu olarak anılıyor; rüştünü ispat edebiliyorlar. 2008'in beşinci ve son Figaro Beneteau sınıfı yarışı olan Cap İstanbul, Açık Deniz Solo Yarışı Fransa Şampiyonası'nın finali niteliğinde olduğu için de ayrıca merakla bekleniyor.

Toplam 30 teknenin, dolayısıyla onlara sponsor olan 30 uluslararası firmanın gözlerini İstanbul'a çevirmesi anlamına gelen yarış, finans iletişimi ve yeni ekonomik ilişkilerin kurulması açısından da etkili olacak.

Organizasyonun bir başka dikkat çekici özelliği de Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin neredeyse 20 yıldan beri en yakınındaki birkaç isimden biri olan eski devlet bakanı ve Nice Belediye Başkanı Christian Estrosi'nin Cap İstanbul 2008'in start şehrinin Nice olması için yarışı düzenleyen firma Olay Nautic'in sahibi ve yarışın Organizasyon Komite Başkanı Cumali Varer ile anlaşma imzalamış olması. Bu ilişki, Akdeniz'in en büyük açıkdeniz yarışı olan Cap İstanbul'un, üçüncü yılında yalnızca Avrupa spor camiasının ve iş dünyasının değil, ülke yöneticileri ve bölge başkanlarının dikkatlerinin yoğunlaştığı önemli bir spor olayı haline gelmiş olduğunu gösteriyor. Böylece Christian Estrosi, başkanı olduğu Alpes-Maritimes Genel Konseyi ve Nice Belediyesi aracılığıyla Nice'teki organizasyonların sponsorluğunu üstlenmiş oldu. Bu anlaşma çerçevesinde, Fransa Denizcilik Bayramı "Fete de la mer” haftasına denk getirilen 9-14 Eylül arasında, 40-50 bin ziyaretçinin beklendiği yarış köyünde, bir hafta boyunca çok sayıda kültürel ve sportif etkinlik düzenlenecek.

Ödül törenleri, VIP parti ve yemekleri için ayrılan 2.8 milyon euroluk organizasyon bütçesi, 30 teknenin toplam 3.5 milyon euroluk masrafı ve etap şehirlerindeki etkinliklerde harcanacak 1 milyon euroyu içeren toplam 7.3 milyon euroluk bütçeye sahip yarış, üçüncü yılında firmalara ve yarışçılara verdiği tanıtım, iletişim, mücadele ve eğlence garantisiyle önümüzdeki yıllarda bütçesini ve etkisini daha da artıracağının işaretlerini veriyor.

Cap İstanbul 2008, TC Dış İşleri Bakanlığı, Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü (GSGM), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), İstanbul Ticaret Odası (İTO), Alpes-Maritimes Genel Konseyi, Nice Belediyesi, Türkiye Yelken Federasyonu (TYF) ve Fransız Yelken Federasyonu tarafından destekleniyor.

Heyecan ve keşif parkuru

Cap İstanbul'u Avrupalı yarışçılar arasında bu kadar beğenilir kılması ve katılan yarışçı sayısının her sene artmasında parkurun cazibesi de etkili. 17 yıldır düzenlenen Figaro Beneteau yarışlarında Atlantik'in alışılmış sularında yelken açan denizciler, bu yarışı her sene iple çektiklerini belirtiyorlar. Cap İstanbul 2007'nin galibi Nicolas Berenger "Herhalde bize sunulabilecek en güzel yarış parkurlarından biriydi. Hepsi birbirinden farklı müthiş coğrafyalardan ve denizlerden geçtik. Keşfetme duygusunun yanı sıra sportif zorluklar ve üst düzey katılımcılar yarışı bir üst boyuta taşıdı” derken 2006'nın galibi Romain Attanasio: "'Bu olağanüstü bir parkur... Meteorolojinin çok değişken olması, sürekli kartları yeniden dağıtıyor, bu da stratejik açıdan müthiş bir heyecan katıyor. Ayrıca İstanbul'daki karşılanışımızı da unutmak mümkün değil” sözleriyle parkurdan aldığı keyfi aktarmıştı.

Yarışçıların da belirttiği gibi parkur çok keyifli olmasına rağmen zorlu. Çünkü Akdeniz, sürprizlerle dolu hava koşulları, adalar ve kargo gemileriyle sık karşılaşılması nedeniyle özellikle solo yarışçılar için büyük performans gerektiriyor. Rüzgârın düzenli estiği Atlantik'te yarışçılar otomatik pilotla günde birkaç saat uyuyabilirken, Akdeniz'de bu şansa sahip değiller ve hiç dinlenmeden yarışmak durumundalar. Ayrıca şartlar sürekli değiştiği için onlar da taktik ve stratejilerini devamlı yenilemek zorundalar. Bu nedenle Cap İstanbul bu sene 500 deniz milinin altında beş etaptan oluşuyor. Tabii bu durumu çok da kolaylaştırmıyor çünkü her biri 3-5 gün sürecek etaplar yarışçıları zaten hem fiziksel hem de psikolojik olarak sonuna kadar zorlayacak.

Katı kurallar

Yarış için özel üretilen Figaro Beneteau 2 sınıfı tekneler kamarası, tuvaleti ve mutfağı olmayan performans tekneleri. Her tekne birbirinin tıpatıp aynısı. Yarışçıların dışarıdan bilgi ya da malzeme desteği alması yasak. Yanlarına sadece 50 litre içme suyu ve vakumlu kuru gıdalar almalarına izin veriliyor. Tekne içindeki malzemelerin yerlerini değiştirerek teknenin statiğinde ayarlama yapılması dahi yasak. Bunun için tekne içinde ağırlık yapan donanım mühürleniyor. Yani etap zor, şartlar zor, tekne zor... Ama bu zorlukların hepsi her yarışçı için aynı. Burada farkı yaratan, yarışçılar... Her şeyi onların denizcilik deneyimleri, becerileri, strateji belirleme kabiliyetleri, fiziksel ve psikolojik sağlamlıkları belirliyor.

Yarış takibi ve büyük ödül!

Cap İstanbul yarışlarını beş kişilik uluslararası jüri ve beş kişilik komite yönetiyor. Yarış boyunca bir prodüksiyon, bir komite, bir sağlık ve bir de güvenlik teknesi ile yarışın güvenliği ve yönetimi sağlanıyor. Bu dört teknede yer alan uluslararası jüri, komite ve hazırlıkçılardan oluşan 30 kişi, 35 yarışmacıyla aynı koşullarda yarışmayı izliyor, ancak yarışan teknelerle hiçbir temas ve yardım sağlamıyor. Yarış boyunca her gün prodüksiyon teknesinden yapılan çekimlerin uluslararası dağıtımı yapılıyor; bu görüntüler Euro Sport, Orange TV, Planète Thalassa, NTV Spor gibi kanallar aracılığıyla Avrupa'da da milyonlarca izleyiciye ulaşıyor. Cap İstanbul'un 150.000 euro'luk ödülü, final sıralamasında ilk onda yer alan yarışçılar arasında, klasmanın belirlediği oranlar doğrultusunda paylaştırılacak. Unutmayın, Cap İstanbul 14 Eylül'de başlıyor ve yarışın web sitesinden, yarış boyunca teknelerin pozisyonlarını gerçek zamanlı an be an izleyebilirsiniz.

Klasman & Harita izleme

klasman 2008
1. : Nicolas Berenger
Kone Elevators
2. : Gildas Morvan
Cercle Vert
3. : François Gabart
Espoir Région Bretagne