Yarış » Ekolojik Platform

Ekolojik Platform

TÜRKİYE'DE AKDENİZ FOKU

Türün en büyük popülasyonu Ege Denizi'ndedir. Dolayısı ile Akdeniz fokunun Akdeniz'de soyunu sürdürebilmesi ve ekosistemde varlığını koruyabilmesi esas olarak 2 ülkenin elindedir: Türkiye ve Yunanistan. Bir dünya mirası olan Akdeniz fokunun korunmasında Türkiye önemli bir ülke konumundadır. Türkiye'de yapılan çeşitli bilimsel çalışmalarda bireysel tanımlama yolu ile 31-44 arasında Akdeniz foku bireyi tanımlanmış olup, kıyılarımızda 100 civarında fok yaşadığı tahmin edilmektedir ki dünyadaki fok popülasyonunun yaklaşık 600 olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu sayı önemli bir yer tutmaktadır.


Akdeniz foku dağılımı kıyı boyunca süreklilik yerine belirli bölgelerde yoğunlaşma özelliği göstermektedir.


Türkiye kıyılarında foklar;

  1. Marmara'da; Marmara Adaları ve Mola Adaları ile Kapıdağ Yarımadası kuzey sahillerinde,
  2. Ege'de; Gelibolu Yarımadası (Ege kıyıları) ile Behramkale arasında ve Yeni Foça ile Datça arasında,
  3. Akdeniz'de; Datça ile Kemer arasında, Alanya ile Taşucu arasında ve Hatay Samandağ ile Suriye sınırı arasında, kalan sahillerde var olma mücadelesi vermektedir.

Türün korunma derecesine bağlı olarak kıyılarımızda Akdeniz foku ölümleri olduğu gibi yavrulama ve çoğalma da gözlenmektedir.


YAŞAM ALANLARI (HABİTATLARI)

Akdeniz foku, "Üzerinde yapılaşma olmayan, insanların kolay ulaşamadığı veya insan faaliyetlerinden uzak kalmış, tercihen üreme ve/veya barınma işlevleri gören kıyı mağara ve kovuklarına sahip; sessiz ve tenha kayalık sahilleri" yaşama alanı olarak seçmekte ve bu alanların bozulmasından direkt olarak etkilenmektedir.


Öte yandan bu tanımdan yola çıkarak Akdeniz foklarının farklı yapıda sahilleri (örneğin kumsal kıyılar ve kıyı yerleşim bölgeleri) kullanmadığı sonucuna varılamaz. Akdeniz fokunun özellikle beslenmek için ıssız kayalık sahillerin dışına çıkarak dolaşım alanını genişlettiğini, kumluk, çakıllık kıyılar ve nehir ağızlarına da uğradığı bilinmektedir.


Ancak, Akdeniz fokunun birincil yaşam alanı ıssız ve yapılaşmamış kayalık kıyılardır. Büyük bir deniz memelisi olduğundan dar yaşam alanları içinde barınamaz. Tür ancak, makul büyüklükte ve uygun kıyı alanlarının olması durumunda varlığını sürdürebilir ve güvenle yavrulayabilir.


AKDENİZ FOKU’NUN YOK OLMA NEDENLERİ

1950'lerde İstanbul Boğazı'nda bile görülen hatta yavrulayan Akdeniz foklarını günümüzde görmek için aylarca beklemeniz gerekebilir. Akdeniz fokunun bir insan ömrü süresi içinde dünyada yok olma sınırına gelmesi gerçekten trajik bir olaydır. Dünyada diğer fok türlerinin avcıları yine deniz canlıları olmuştur; örneğin katil balinalar, leopar fokları, köpekbalıkları, kutup ayıları ve hatta çakallar gibi.


Peki sularımızda yaşayan Akdeniz fokunun düşmanı nedir? Bu nadir türü yok eden nedenler ne yazık ki doğal değil. Akdeniz fokunun tek düşmanı insandır!.. Doymak bilmeyen insanın "keseri hep kendine tutarak ağacı yontmak" şeklindeki doğa yaklaşım biçimi AKDENİZ FOKUNU VE DEĞERLİ KIYI ALANLARINI yok etmektedir.


İnsan deyince işin içine hırs ve para dolu bazı belirgin insan faaliyetleri giriyor; yapılaşmayı hızlandıran el değmemiş kıyılarda yeni yolların açılması, ikinci konut kentleşmesi, koyların bir bir turizme açılması, bunların neden olduğu kirlilik, fokların kasti öldürülmesi (eskilerde yağı ve derisi için avcılığı) ve kanunsuz yapılan trol trata ve gırgır avcılığı. Ne yazık ki, ülkemiz kıyılarında amansızca süregelen bu faaliyetlerin denetlenmesi ya hiç yapılmıyor ya da son derece yetersiz.


Akdeniz fokunun yok olması tek bir faktörden kaynaklanmaz. Birbirini tamamlayan 5 faktörün bileşimi sonucunda bu ender deniz canlısı, kıyılarımızla birlikte yok olma eşiğine itilmektedir...


Bu faktörler türün azalmasına nasıl etkide bulunur?


1. Yaşam Alanlarının (Kıyıların) İşgali:

Akdeniz fokunun sayılarının azalmasının en önemli nedeni doğal yaşam alanlarının bozulması veya yok olmasıdır. Fokların yaşam alanları doğal yapısını koruyan sakin kıyılardır. Türkiye'de böyle alanlar gitgide azalmaktadır. Bu kıyılara açılan YOL ve inşa edilen İKİNCİ KONUTLAR veya TURİSTİK TESİSLER, kıyı alanlarının doğallığını ve sakinliğini bozduğu için Akdeniz fokları tarafından bu yörelerin terk edilmesine neden olmaktadır.


Üstelik bu olumsuz faktör sadece Akdeniz fokunu etkilememekte, aynı zamanda binlerce yıllık kültürel geçmişe sahip Anadolu kıyılarındaki antik yapıtların ve kültürel değerlerin, verimli tarım alanların TAHRİP EDİLMESİNE neden olmakta ve doğal peyzaj (estetik görüntü) bozulmaktadır.


Akdeniz fokları, insan faaliyet alanlarından uzak yerlerde yaşarlar. Bu ıssız yerlerde insanların bulunmaması, şahıs mülkiyetinin olmamasından kaynaklanır. Kayalık ve engebeli bir morfoloji arz eden bu tür alanlar, kamuya ait hazine arazilerinden oluşur.


Ancak kamu arazilerinin satıldığı ya da kiraya verildiği ülkemizde, Akdeniz foku gibi nesli tehlike altında olan ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle koruma taahhüdünde bulunduğumuz diğer deniz-kıyı canlılarının tutundukları son dallar da kesilmektedir. Ayrıca, 72.000.000 ülke insanımızın ortak malı olan hazine arazilerinin plansız ve çevresel değerler tamamen göz ardı edilerek yapılaşmaya açılması oldukça düşündürücüdür. Bunların sonucunda zeytinlikler, narenciye bahçelerimiz ve diğer değerli tarım arazilerimiz de yok edilmektedir.


2. Yasadışı ve Aşırı Su Ürünleri Avcılığı:

Fokların besinleri tamamen deniz ürünlerinden oluşmaktadır. Denizlerimizde yıllardır yapılan ve hala süregelen kanunsuz ve bilinçsiz su ürünleri avcılığı (kanunsuz yöntemlerle yapılan trol, trata,gır-gır avcılığı ve zaten her daim yasak olan dinamitçilik ve tüplü/ışıklı zıpkıncılık) sonucunda denizlerdeki balık stokları ciddi bir azalma gösterilmiştir. Sonuçta kıyılarda avlanan hem fok (ve beslenme ağının en üstündeki benzeri canlılar) ve hem de küçük kıyı balıkçısı çok zarar görmektedir; foklar besinsizlikten aç kalmakta, bundan dolayı anne fokların yavrularını sağlıklı büyütme potansiyeli kıyı balıkçısı ise geçim sıkıntısına düşmektedir.


Kangrenleşmiş bu soruna çözüm bulunmadığı sürece, hem foklar (ve besin ağının tepesindeki diğer canlılar) yok olacak hem de insanlarımız çok yüksek fiyatlarla balık yemeye devam edecektir. Hatta hiç balık bulamayacağımız günler de gelecektir. Bu ise deniz ekosisteminin çöküşü demektir!


3. Fokların Kasti Öldürülmesi:

Balık stoklarındaki azalmadan dolayı, aynı sularda avlanan fok ve küçük balıkçı arasındaki rekabet şiddetlenmekte ve zaten gelir seviyesi düşük olan küçük  balıkçı, fokun neden olduğu en küçük ziyana karşı bile büyük tepki göstermektedir.


Sabrı taşan küçük balıkçı günün birinde denizde karşılaştığında foku tüfekle öldürmekten çekinmemektedir.


Burada kim suçlu; foku öldüren küçük balıkçı mı, yoksa balıkçının ağından yaşamak için balık alan fok mu?


İkisi de değil. Aslında burada sorumlu olan ve sorunun kökünde yatan kanunsuz ve aşırı avlanan trol, trata veya gır-gır avcıları ve her türlü yasadışı su ürünleri avcılığını denetlemede yetersiz kalan yetkili birimlerdir.


4. Yaşadıkları Mağaralara Turistik Dalışlar:

Fokların yaşadıkları (yavruladıkları, dinlendikleri veya beslendikleri) mekanlar denizden girilen kıyı mağaralarıdır. İster sualtı, ister su üstü girişli olsun fok mağaraları son senelerde turizm baskısı altında büyük darbe görmüş ve birçok mağara dalgıç turistlerin yol açtıkları rahatsızlıktan dolayı foklar tarafından kullanılamaz hale gelmiştir. Önce tekneler ve yüzerek girilebilen (su üstü girişli) mağaralar ve daha sonra dalış firmaları tarafından mağara dalışı veya fok gösterme adı altında turist daldırılan (sualtı girişli) mağaralar gitgide foklar tarafından terk edilmektedir. Kanunen yasak olmasına karşın bilerek veya bilmeyerek pek çok dalış firması özellikle Bodrum, Marmaris, Fethiye, Kaş ve Alanya civarında fok mağaralarına turistik dalışlar yaptırmakta ve bu konuda hiçbir uyarı almamaktadır.


5. Deniz ve Kıyıların Kirlenmesi:

Denizlerin ve özelde fok yaşam alanlarının kirlenmesi sonucunda foklar bölgeyi daha az kullanmakta veya terk etmektedirler. Denizlerimizde yaygın olmayan bu sorun şu ana kadar somut olarak birkaç yerde karşımıza çıkmıştır. Ancak, potansiyel bir tehdit olarak karşımızda durmaktadır. Ayrıca Akdeniz foklarında az da olsa ağır metal birikimi tespit edilmiştir.


Kirliliğe örnek olarak, 1996 yıllında önemli fok yaşam alanlarından olan Gümüşlük Çavuş Adası'ndaki fok mağaralarında yaşanan petrol kirliliği, Sinop İnceburun yakınlarında araştırmalar sırasında fok mağaralarında görülen aşırı evsel atık (naylon, ip vs.) kirliliği ve nadir de olsa bazı fokların baş ve boyuna ip ve bez parçalarının dolanmış olması verilebilir. Çavuş Adası'ndaki petrol kirliliği fokun yaşam alanını, Foça'da yaşamış olan Dişi Korsan'ın başına sıkıca dolanmış ip parçası ise türü direkt olarak etkileyen en somut iki kirlilik vakasıdır. Yine de bu sorun ilk üç sorun kadar yaygın ve etkin değildir.


SİZ NELER YAPABİLİRSİNİZ?

Şimdi hep birlikte kendimize soralım:


Denizi seviyor musunuz?

Peki ya balıkları, diğer deniz canlılarını?

Masmavi derinliklere yüzlerce çeşit rengarenk balıkla birlikte dalmayı?

İşte sizlere denizin nimetlerinden sadece bir kaçı...

Peki denizlerimizi korumak için biz birşeyler yapıyoruz muyuz?


AFAG 1987 yılından beri denizlerimiz ve deniz canlıları için çalıştı, halen de koruma çalışmaları, lobi faaliyetleri, bilimsel incelemeler ve daha niceleriyle Akdeniz'i ve Akdeniz fokunu korumak için mücadele veriyor. Bu mücadelenin ana başlığı ise çok açık: "Akdeniz fokunu korumak Akdeniz'i korumaktır!". Bir düşünsenize; nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan bu canlının yaşamı ve küçük kıyı balıkçılarımızın denizlerden kazandığı hayat aynı gemide kurtarılmayı bekliyor.AFAG ise bu koruma çalışmaları için ulusal ve uluslararası kurum - kuruluşlarla işbirliği içerisinde projeler üretiyor, gerçekleştiriyor ve sorunlara somut çözüm önerileri getirilmesine ön ayak oluyor.


Sizler SAD-AFAG'a bu mücadelesinde destek olarak denizlerimizin korunması için bir katkıda bulunabilirsiniz.


SAD üyesi olun

AFAG gönüllü üyesi olun

Akdeniz foku evlat edinin


SAD-AFAG projelerine sponsor olun


http://www.sadafag.org/

Klasmanı
1. : François Gabart
Skipper Macif 2010
2. : Erwan Tabarly
Nacarat
3. : Fabien Delahaye
Port de Caen Ouistreham
4. : Gildas Morvan
Cercle Vert
5. : Nicolas Lunven
Generali
 
Tanıtım Tanıtım
 
Social Networks